19 Şubat 2014 Çarşamba

AŞK Narin Çiçek

Attım bi tohum
Belirsiz bir umutla çıktım yola
Kararttım gözümü aşktır diye

Ama sevgi narin
İlgi gerek koşmak gerek bazen
Ardına bakmadan
Duymadan
Toprak altında aşk nadasta
Kuş uçmaz aşk gelmez..

Beklemek lazım
Sabret.. Sabret
Ümidimdir gömdüğüm kalbime
Baktım kimi zaman şuursuzca
Gelecek elbet o gün bitecek

Bakmak gerek ardına
Arkanı dönmeden incitmeden eksiltmeden
Umutla
Dedim ya aşk
Narin bir çiçek
Mis kokulu bir fulden

Bakmak gerek inatla
Kimi zaman neşe, kimi zaman öfke
Yer yer kederle

Dökmek gerek can suyu
Hissetmek canan yüzünü
Beklemek gerek sabırla

Açman gerek çiçeği
Kokunu almak
Cennet kokunu..

 ömeR dormuL

13 Şubat 2014 Perşembe

Kolaymış

Yastığa koyunca başını
Merak etmiyor musun hiç
Rahat mısın uykunda

Kim anlatıyor sana artık
O çok sevdiğin masalları
Kim okşuyor
Aheste aheste
Dalgalandırıyor saçlarını

Kolay mı sandın ayrılığı
Kolay mı sandın yokluğumu
Ne kaldı bizden geriye
Bir dilim aşk
Bir kaç damla göz yaşı

Adını fısıldıyor ağaçlar
Yokluğunu anlatıyor
Dökülen hazan yapraklarına
Anılar parçalanıyor
Adını anan her rüzgarla
Parıldıyor
Damla damla çiğyaşımdan
Dökülen
Taşan ayrılıklar

dormuL

Yeni Hayat

Tanyeni ağırıyordu
Toprak sessizce ağır ağır uyandı
Silkelenmek istedi yaralarından
Yeni bir hayat yeni güne başlıyordu

Güneş hep aynı yöne dönmekten sıkılmıştı
İçi içini yakıyordu
Yeni bir hayat istiyordu
Yağmurda ıslanmak istiyordu

Toprak kupkuruydu
Yer yer çatlakları kanıyordu
Çiçek tohumları
Açmadan kuruyordu

Güneş toprağı bekliyordu
Toprak güneşi
Toprak ve güneş yağmuru bekliyordu
Yaralarından kırgınlıklarından
Parça parça rüyalardan uyanıp
Yeni bir hayat istiyorlardı

dormuL

Yeni Hayat

Kim demiş ki güneşin tek olduğunu
Sadece durmadan etrafında döneceğim
Sadece aynı yıldıza dalıp gideceğim
Aynı aya tutunacağım

Belki başka bir zamanda 
Başka diyardadır
Bir başka güneş
Bir başka yıldız 
Başka bir ay
Başka bir kadın

Anılarla Yüzmek

Parmak aralarımda sanki tuzlu su
Bir var bir yok
Çoğu çoğu yok
Anımsamak istemediğimden belki de

Kalbinin sığ sularında yürümek varken
Yaralardan kalma dikenlerde yaşıyorum
Yosun tutmuş denizin
Bil ki derininden atamazsın anıları

Hayat'ım




...Kimi zaman acı bir kabus
Kimi zaman güzel bir rüyaydın..
Dilimde kekremsi bir keder bıraktın..

Nefes Nefese

Gülümsemeyi ararken küçük huzurların peşinde koşmuşum Yorulacağımı bilmeden... Şimdi nefes nefese kederleniyorum

Uyku

Kovmuyorum artık hayalleri
Cebimde taşıyorum gün boyu
Yatmadan gözlerini düşlüyorum
Başucuma koyuyorum
Huzursuz uyuyorum..

DormuL

Manolya

















Dalları güçsüzdü kırılgandı
Sevgisiyle besledi
Budaklandı büyüdü
Oysa bilmezdi sevgiyi
İlk açan çiçeğini
Büyütürken öğrendi
Diğer iki çiçeğiyle pekişti
Sevgisi Ayazlı gecelerde
Dökülürdü yaprakları
Yine de soldurmazdı
Dalında açan üç çiçeği
Renk renk olurdu
Çiçekleri mevsime uyardı
Hayat kaynağıydı ağaç
En mahrem anıların sırdaşıydı
Masal bilmezdi ama
Masal gibiydi
Yapraklarının okşayışı 
Sadece kendi çiçeklerine değil
Bakardı solan ağaçların çiçeklerine
Sevgisini paylaşırdı
Toprağı beslemese de ağacı
Soldurmadı dalındaki üç çiçeğini
Büyüttü
Mevsim mevsimi kovalarken
Aklına gelmezdi
Fırtınanın ilk göz ağrısını
Ondan koparıp götüreceğini
Diğer ikisi de gitti ardı ardına
Bir sabah yalnız uyandı
Beyazladı yaprakları
Kederle doldu reçinesi
Gövdesine aktı
Ağaç rüzgarı bekler oldu
Sonunda müjdeyi verdi rüzgar
Çiçekleri dağılmıştı ülkenin
Dört bir tarafına toprağa düşünce
Tohum olmuşlardı
Yeni çiçekler açıyorlardı
Ağacın sevgisini taşıyorlardı
Çiçeğiydim
Sığınağımdı
Ne kadar uzak olsam da
Anamdı..

dormuL

İstanbul'da Aşk

İstanbul'da Aşk

Sen hiç görmedin buraları
Yürüdük Üsküdar sahillerinde
El ele atladık sahillerdeki devasa taşlara
Sen, martılar baktık.. Bakıştık

Sen hiç görmedin buraları
İzledik karşıdan altın yarımadayı
Manzarasında büyülendik
Kulenin kızını kaçırdık
İstanbul uyandı

Sen hiç görmedin buraları
Gezideki ağaçlara su verdik
Ömürleri bizim kadar kısa olmasın diye

Sen hiç görmedin buraları
Sigara çay yaptık
Kitap okuduk aşk üzerine
Kahramanları mutlu belki
Bize ilham olur dedim sustun

Sen hiç görmedin buraları
Kadıköy rıhtımından kalkan
Vapura taş attık
Rakımızı sek balığımızı tavadan
Öğle vakti kafayı bulduk

Belki hiç gelmedik İstanbul'a
Ben yaşattım seni
Sen benden gideli çok olmuş
Merak ediyorum
Ordaki anılar peşini bırakmazken
Bakabiliyor musun dönme dolaba..

Rüya

Rüyada uyanıyorum
Karanlık
Ay ışığı aydınlatıyor yolumu

Ay, dudaklarından nefesini 
Hissettiğim o ilk günkü gibi
Isıtıyor kalbimi

Yürüyorum
Soğuğu vuruyor asfalt kalbinin
Sıtmalı vücudum hasretle
Tir tir özlüyor

Yol kenarına saçılmış
Kuruyan gülümsemen

Toprağım yaşayan
Ölü toprağı
Mezarım son günlerde
Üzerimi ört
Üşüyorum

dormuL

Özgürlük İçin















(Düş)üncelerin içinden 
Sıyrılmanın yolunu bulmam lazım
O'nunla O'nsuzluğa alışmam lazım
Elveda demem için ellerin avuçlarımda tutmam lazım
Umudu bulmam için unutmam lazım
Yolumu bulmam için yok olmam lazım
Her şeyin başladığı yerde
Sana ait olanları vermem lazım 

Ki özgür kalayım 

dormuL

Ayakta Kal

Ayakta kalmak gerek düşündükçe düşmemek gerek hayattan..



Kuş

Sanki dündü
Kabuğunu kırışın
Ürkek, kırılgan az biraz yorgun

Renk renk desen desen 
Tüylerini savuruşun

Buyüttüm emek emek
Korudum ellerden
Kolladım dillerden
Sardım sardım sımsıkı

Sanki dündü
Kollarımdan uçuşun
Uç benim güzel kuşum
Başka ellere
Başka kollara
Başka kalplere uç

ömeR dormuL

İstanbul

Bildiğin tanıdığın en azından oyle olduğunu düşündüğün 
Tüm kişilikler bu şehrin sokaklarında kaybolmuş

Yitirmiş bu şehirdeki insanlar benliklerini
Acımasızlığa bürünmüş ruhlar

Beden Dili

Beden Dili

Nefesin nefret kokuyor
Ayrılık dilini mi yakmış ne?
Yutkundukça zehrin damlıyor
Biriktirdiğin acıları kusuyorsun
Miden anıları sindiremiyor

Ayakların geri dönmek istiyor
Önüne hayali bariyerler koyuyorsun
Velhasıl; Kalbin aşkı gizlese de
Bedenin seni ele veriyor..

dormuL

Dilek Ağacı

Dilek Ağacı

Sabahın soğuk ışıklarında
Uyandı ruhum yeni güne Dilek Ağacı
Güven kırıntılarımı attım 
Martılar uçuştu içimden 

Daldı benliğim yorgunca bakındı
Silmeden umutlarımı dalgalar
Hayallerimi yazdım şekilsizce bir taşa
Çaputa bağladım geleceği
Astım bir cevizin dallarına

Oysa güzel olmalıydı hayallerdeki yaşam
Kim umuda bağlamışsa
Hayatını kırılmış cevizin dalları

dormuL

Günaydın..

Şimdi anlıyorum..suretlerin bizi aldattığını.. Nimet zannedip sevdiğimiz nice şey aslında külfet olduğunu..