
Suskun
yorgunsun yarım yamalak
uykusuz gecenin sabahında
Mutluluğu görmek
zor gününde destek olmak için
yola çıkarsın
görürsün de
göz göze gelirsin
konuşmak istersin
susarsın
yine yola koyulursun
boynun bükülür
sana uzak olan kelimeleri
ne kadar çok kullandığını düşünürsün
ölüm gibi
etrafındaki toprak olan insanları
hatırlarsın içinde bir korku
Korkun karşında
erimiş deri kemik
ağlıyor seni görünce
Korku korkmuş
toprağa girmek istemiyor
derin bir uçuk peydah olmuş
korku kan olmuş
akıyor dudaklarından gözlerinden
Hüzün var yanında korkunun
yorgun hissiz zayıflamış
çökmüş yaşlanmış
Korku çok hırpalamış Hüznü
Hüzün mutlu
kendinden bir parça gördüğü için
gözleri dolu dolu
sarılıyor hüzünle
huzurlar Suskuna
özlemiş belli
kapı açılıyor
Huzur karşılıyor
Suskun hasretle sarılıyor huzura
parfümü özlem esanslı
anılarını, hayallerini paylaşıyorsun
hatrını soruyor
susuyorsun
Mutluluktan haber geliyor
zamana sığdıramamış hayallerini
mutluluğu kaybetmiş
önyargılı, sabırsız
Hüzün, Huzur, Korku ve Suskun
sarılıyorlar hüzünle
Hüzünle Huzur ayrılıyorlar
Korku Suskun
Mutluluğu arıyorlar..
ömeR dormuL